الطارق
At-Tariq
The Morning Star
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
wal-samāi wal-ṭāriqi
Göğe ve Tarık'a and olsun;
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
wamā adrāka mā l-ṭāriqu
Tarık'ın ne olduğunu sen bilir misin?
ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ
al-najmu l-thāqibu
O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.
إِن كُلُّ نَفْسٍۢ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۭ
in kullu nafsin lammā ʿalayhā ḥāfiẓun
Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ مِمَّ خُلِقَ
falyanẓuri l-insānu mimma khuliqa
Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.
خُلِقَ مِن مَّآءٍۢ دَافِقٍۢ
khuliqa min māin dāfiqin
O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.
يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
yakhruju min bayni l-ṣul'bi wal-tarāibi
O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌۭ
innahu ʿalā rajʿihi laqādirun
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.
يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
yawma tub'lā l-sarāiru
Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍۢ وَلَا نَاصِرٍۢ
famā lahu min quwwatin walā nāṣirin
O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ
wal-samāi dhāti l-rajʿi
Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ
wal-arḍi dhāti l-ṣadʿi
Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
إِنَّهُۥ لَقَوْلٌۭ فَصْلٌۭ
innahu laqawlun faṣlun
Doğrusu bu Kuran kesin bir sözdür.
وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ
wamā huwa bil-hazli
O, eğlence için değildir.
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًۭا
innahum yakīdūna kaydan
Gerçekten onlar düzen kuruyorlar.
وَأَكِيدُ كَيْدًۭا
wa-akīdu kaydan
Ben de bir düzen kurmaktayım.
فَمَهِّلِ ٱلْكَـٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
famahhili l-kāfirīna amhil'hum ruwaydan
Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.