الأعلى
Al-A'la
The Most High
سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى
sabbiḥi is'ma rabbika l-aʿlā
Yüce Rabbinin adını tesbih et.
ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ
alladhī khalaqa fasawwā
O, yaratıp şekil vermiştir.
وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ
wa-alladhī qaddara fahadā
O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.
وَٱلَّذِىٓ أَخْرَجَ ٱلْمَرْعَىٰ
wa-alladhī akhraja l-marʿā
O, yeşillikler bitirmiştir.
فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحْوَىٰ
fajaʿalahu ghuthāan aḥwā
Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir.
سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ
sanuq'ri-uka falā tansā
Sana Kuran'ı Biz okutacağız ve asla unutmayacaksın;
إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلْجَهْرَ وَمَا يَخْفَىٰ
illā mā shāa l-lahu innahu yaʿlamu l-jahra wamā yakhfā
Allah'ın dilediği bundan müstesnadır. Doğrusu açığı da, gizliyi de bilen O'dur.
وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرَىٰ
wanuyassiruka lil'yus'rā
Kolay olanı yapmayı sana kolaylaştırırız.
فَذَكِّرْ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكْرَىٰ
fadhakkir in nafaʿati l-dhik'rā
Faydalı olacaksa insanlara öğüt ver.
سَيَذَّكَّرُ مَن يَخْشَىٰ
sayadhakkaru man yakhshā
Allah'tan korkan öğüt alacaktır.
وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلْأَشْقَى
wayatajannabuhā l-ashqā
Bedbaht olan ondan kaçınacaktır.
ٱلَّذِى يَصْلَى ٱلنَّارَ ٱلْكُبْرَىٰ
alladhī yaṣlā l-nāra l-kub'rā
O, en büyük ateşe yaslanacaktır.
ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ
thumma lā yamūtu fīhā walā yaḥyā
O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.
قَدْ أَفْلَحَ مَن تَزَكَّىٰ
qad aflaḥa man tazakkā
Arınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir.
وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ
wadhakara is'ma rabbihi faṣallā
Arınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir.
بَلْ تُؤْثِرُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
bal tu'thirūna l-ḥayata l-dun'yā
Ama sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
وَٱلْـَٔاخِرَةُ خَيْرٌۭ وَأَبْقَىٰٓ
wal-ākhiratu khayrun wa-abqā
Oysa ahiret daha iyi ve daha bakidir.
إِنَّ هَـٰذَا لَفِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ
inna hādhā lafī l-ṣuḥufi l-ūlā
Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır.
صُحُفِ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ
ṣuḥufi ib'rāhīma wamūsā
Doğrusu bu hükümler ilk sahifelerde, İbrahim ve Musa'nın sahifelerinde de vardır.