88

الغاشية

Al-Ghashiyah

The Overwhelming

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Ayet 26
Cüz 30
Sayfa 592
Tür Mekki
İniş Sırası 68
0:00 / 0:00
Ayet: 1 / 26
1

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْغَـٰشِيَةِ

hal atāka ḥadīthu l-ghāshiyati

Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?

2

وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍ خَـٰشِعَةٌ

wujūhun yawma-idhin khāshiʿatun

O gün bir takım yüzler zillete bürünmüştür.

3

عَامِلَةٌۭ نَّاصِبَةٌۭ

ʿāmilatun nāṣibatun

Zor işler altında bitkin düşmüştür.

4

تَصْلَىٰ نَارًا حَامِيَةًۭ

taṣlā nāran ḥāmiyatan

Yakıcı ateşe yaslanırlar.

5

تُسْقَىٰ مِنْ عَيْنٍ ءَانِيَةٍۢ

tus'qā min ʿaynin āniyatin

Kızgın bir kaynaktan içirilirler.

6

لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍۢ

laysa lahum ṭaʿāmun illā min ḍarīʿin

Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.

7

لَّا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِى مِن جُوعٍۢ

lā yus'minu walā yugh'nī min jūʿin

Semirtmeyen, açlığı gidermeyen kötü kokulu (kuru) bir dikenden başka yiyecekleri yoktur.

8

وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاعِمَةٌۭ

wujūhun yawma-idhin nāʿimatun

İnanmış olanların yüzleri, o gün, pırıl pırıldır.

9

لِّسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۭ

lisaʿyihā rāḍiyatun

Yaptıklarından hoşnuddurlar.

10

فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍۢ

fī jannatin ʿāliyatin

Yüksek bir cennettedirler.

11

لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَـٰغِيَةًۭ

lā tasmaʿu fīhā lāghiyatan

Orada boş söz işitmezler.

12

فِيهَا عَيْنٌۭ جَارِيَةٌۭ

fīhā ʿaynun jāriyatun

Orada akan kaynak vardır.

13

فِيهَا سُرُرٌۭ مَّرْفُوعَةٌۭ

fīhā sururun marfūʿatun

Orada, yükseltilmiş tahtlar vardır.

14

وَأَكْوَابٌۭ مَّوْضُوعَةٌۭ

wa-akwābun mawḍūʿatun

Yerleştirilmiş kaseler,

15

وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌۭ

wanamāriqu maṣfūfatun

Sıra sıra yastıklar,

16

وَزَرَابِىُّ مَبْثُوثَةٌ

wazarābiyyu mabthūthatun

Serilmiş, yumuşak tüylü halılar vardır.

17

أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى ٱلْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ

afalā yanẓurūna ilā l-ibili kayfa khuliqat

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

18

وَإِلَى ٱلسَّمَآءِ كَيْفَ رُفِعَتْ

wa-ilā l-samāi kayfa rufiʿat

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

19

وَإِلَى ٱلْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ

wa-ilā l-jibāli kayfa nuṣibat

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

20

وَإِلَى ٱلْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ

wa-ilā l-arḍi kayfa suṭiḥat

Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?

21

فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌۭ

fadhakkir innamā anta mudhakkirun

Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.

22

لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ

lasta ʿalayhim bimuṣayṭirin

Sen, onlara zor kullanacak değilsin.

23

إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ

illā man tawallā wakafara

Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

24

فَيُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَكْبَرَ

fayuʿadhibuhu l-lahu l-ʿadhāba l-akbara

Ama kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

25

إِنَّ إِلَيْنَآ إِيَابَهُمْ

inna ilaynā iyābahum

Doğrusu onların dönüşü Bize'dir.

26

ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُم

thumma inna ʿalaynā ḥisābahum

Şüphesiz sonra hesaplarını görmek de Bize düşmektedir.

Bu Sure Hakkında