85

البروج

Al-Buruj

The Mansions of the Stars

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Ayet 22
Cüz 30
Sayfa 590
Tür Mekki
İniş Sırası 27
0:00 / 0:00
Ayet: 1 / 22
1

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ

wal-samāi dhāti l-burūji

İçinde burçları bulunan göğe and olsun;

2

وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ

wal-yawmi l-mawʿūdi

Söz verilen kıyamet gününe and olsun;

3

وَشَاهِدٍۢ وَمَشْهُودٍۢ

washāhidin wamashhūdin

Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.

4

قُتِلَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأُخْدُودِ

qutila aṣḥābu l-ukh'dūdi

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

5

ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ

al-nāri dhāti l-waqūdi

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

6

إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۭ

idh hum ʿalayhā quʿūdun

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

7

وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌۭ

wahum ʿalā mā yafʿalūna bil-mu'minīna shuhūdun

Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

8

وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

wamā naqamū min'hum illā an yu'minū bil-lahi l-ʿazīzi l-ḥamīdi

Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.

9

ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ شَهِيدٌ

alladhī lahu mul'ku l-samāwāti wal-arḍi wal-lahu ʿalā kulli shayin shahīdun

Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.

10

إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ

inna alladhīna fatanū l-mu'minīna wal-mu'mināti thumma lam yatūbū falahum ʿadhābu jahannama walahum ʿadhābu l-ḥarīqi

Ama inanmış erkek ve kadınlara işkence ederek onları dinlerinden çevirmeğe uğraşanlar, eğer tevbe etmezlerse, onlara cehennem azabı vardır. Yakıcı azap da onlaradır.

11

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَهُمْ جَنَّـٰتٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۚ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ

inna alladhīna āmanū waʿamilū l-ṣāliḥāti lahum jannātun tajrī min taḥtihā l-anhāru dhālika l-fawzu l-kabīru

Şüphesiz inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler vardır. Bu, büyük kurtuluştur.

12

إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ

inna baṭsha rabbika lashadīdun

Doğrusu Rabbinin yakalaması amansızdır.

13

إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ

innahu huwa yub'di-u wayuʿīdu

Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur.

14

وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ

wahuwa l-ghafūru l-wadūdu

Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.

15

ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ

dhū l-ʿarshi l-majīdu

Yüce arşın sahibi, çok seven, bağışlayan O'dur.

16

فَعَّالٌۭ لِّمَا يُرِيدُ

faʿʿālun limā yurīdu

Her dilediğini mutlaka yapandır.

17

هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ

hal atāka ḥadīthu l-junūdi

Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?

18

فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ

fir'ʿawna wathamūda

Firavun ve Semud ordularının haberi sana geldi mi?

19

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍۢ

bali alladhīna kafarū fī takdhībin

Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.

20

وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ

wal-lahu min warāihim muḥīṭun

Oysa Allah onları ardlarından çevirmiştir.

21

بَلْ هُوَ قُرْءَانٌۭ مَّجِيدٌۭ

bal huwa qur'ānun majīdun

Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.

22

فِى لَوْحٍۢ مَّحْفُوظٍۭ

fī lawḥin maḥfūẓin

Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, Levhi Mahfuz'da bulunan şanlı bir Kuran'dır.

Bu Sure Hakkında