83

المطففين

Al-Mutaffifin

The Defrauding

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Ayet 36
Cüz 30
Sayfa 587-589
Tür Mekki
İniş Sırası 86
0:00 / 0:00
Ayet: 1 / 36
1

وَيْلٌۭ لِّلْمُطَفِّفِينَ

waylun lil'muṭaffifīna

İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

2

ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ

alladhīna idhā ik'tālū ʿalā l-nāsi yastawfūna

İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

3

وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ

wa-idhā kālūhum aw wazanūhum yukh'sirūna

İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!

4

أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ

alā yaẓunnu ulāika annahum mabʿūthūna

Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

5

لِيَوْمٍ عَظِيمٍۢ

liyawmin ʿaẓīmin

Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?

6

يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

yawma yaqūmu l-nāsu lirabbi l-ʿālamīna

O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.

7

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍۢ

kallā inna kitāba l-fujāri lafī sijjīnin

Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak "Siccin" adlı defterde yazılıdır.

8

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌۭ

wamā adrāka mā sijjīnun

Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?

9

كِتَـٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ

kitābun marqūmun

O, yazılmış bir kitaptır.

10

وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ

waylun yawma-idhin lil'mukadhibīna

Yalanlayanların o gün vay haline!

11

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ

alladhīna yukadhibūna biyawmi l-dīni

Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.

12

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

wamā yukadhibu bihi illā kullu muʿ'tadin athīmin

Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.

13

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَـٰتُنَا قَالَ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

idhā tut'lā ʿalayhi āyātunā qāla asāṭīru l-awalīna

Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "Öncekilerin masalları" der.

14

كَلَّا ۖ بَلْ ۜ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

kallā bal rāna ʿalā qulūbihim mā kānū yaksibūna

Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.

15

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّمَحْجُوبُونَ

kallā innahum ʿan rabbihim yawma-idhin lamaḥjūbūna

Hayır; doğrusu onlar o gün, Rablerinden yoksun kalacaklardır.

16

ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ

thumma innahum laṣālū l-jaḥīmi

Sonra onlar, şüphesiz, cehenneme gireceklerdir.

17

ثُمَّ يُقَالُ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

thumma yuqālu hādhā alladhī kuntum bihi tukadhibūna

Sonra da: "yalanlayıp durduğunuz işte budur" denecektir.

18

كَلَّآ إِنَّ كِتَـٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ

kallā inna kitāba l-abrāri lafī ʿilliyyīna

Ama iyilerin defteri yüksek katlardadır.

19

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ

wamā adrāka mā ʿilliyyūna

O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?

20

كِتَـٰبٌۭ مَّرْقُومٌۭ

kitābun marqūmun

O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

21

يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ

yashhaduhu l-muqarabūna

O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.

22

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ

inna l-abrāra lafī naʿīmin

İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

23

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

ʿalā l-arāiki yanẓurūna

İyiler, şüphesiz, nimet içinde ve tahtlar üzerinde etrafı seyrederler.

24

تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ

taʿrifu fī wujūhihim naḍrata l-naʿīmi

Onları, yüzlerindeki nimet pırıltısından tanırsın.

25

يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍۢ مَّخْتُومٍ

yus'qawna min raḥīqin makhtūmin

Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

26

خِتَـٰمُهُۥ مِسْكٌۭ ۚ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَـٰفِسُونَ

khitāmuhu mis'kun wafī dhālika falyatanāfasi l-mutanāfisūna

Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.

27

وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ

wamizājuhu min tasnīmin

Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.

28

عَيْنًۭا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ

ʿaynan yashrabu bihā l-muqarabūna

Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.

29

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ

inna alladhīna ajramū kānū mina alladhīna āmanū yaḍḥakūna

Suçlular, şüphesiz, inanmış olanlara gülerlerdi.

30

وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ

wa-idhā marrū bihim yataghāmazūna

Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kırparlardı.

31

وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ

wa-idhā inqalabū ilā ahlihimu inqalabū fakihīna

Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.

32

وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ

wa-idhā ra-awhum qālū inna hāulāi laḍāllūna

İnananları gördükleri zaman: "Doğrusu bunlar sapık olanlardır" derlerdi.

33

وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَـٰفِظِينَ

wamā ur'silū ʿalayhim ḥāfiẓīna

Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.

34

فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ

fal-yawma alladhīna āmanū mina l-kufāri yaḍḥakūna

Bugün de, inananlar inkarcılara gülerler.

35

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

ʿalā l-arāiki yanẓurūna

Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.

36

هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

hal thuwwiba l-kufāru mā kānū yafʿalūna

Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.

Bu Sure Hakkında