العاديات
Al-Adiyat
The Courser
وَٱلْعَـٰدِيَـٰتِ ضَبْحًۭا
wal-ʿādiyāti ḍabḥan
And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;
فَٱلْمُورِيَـٰتِ قَدْحًۭا
fal-mūriyāti qadḥan
And olsun kıvılcımlar saçanlara;
فَٱلْمُغِيرَٰتِ صُبْحًۭا
fal-mughīrāti ṣub'ḥan
Sabah sabah akına çıkanlara;
فَأَثَرْنَ بِهِۦ نَقْعًۭا
fa-atharna bihi naqʿan
Ve tozu dumana katanlara;
فَوَسَطْنَ بِهِۦ جَمْعًا
fawasaṭna bihi jamʿan
Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:
إِنَّ ٱلْإِنسَـٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌۭ
inna l-insāna lirabbihi lakanūdun
İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌۭ
wa-innahu ʿalā dhālika lashahīdun
Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.
وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
wa-innahu liḥubbi l-khayri lashadīdun
Gerçekten mala da pek düşkündür.
۞ أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِى ٱلْقُبُورِ
afalā yaʿlamu idhā buʿ'thira mā fī l-qubūri
İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ
waḥuṣṣila mā fī l-ṣudūri
İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍۢ لَّخَبِيرٌۢ
inna rabbahum bihim yawma-idhin lakhabīrun
Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır.