الهمزة
Al-Humazah
The Traducer
وَيْلٌۭ لِّكُلِّ هُمَزَةٍۢ لُّمَزَةٍ
waylun likulli humazatin lumazatin
Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline!
ٱلَّذِى جَمَعَ مَالًۭا وَعَدَّدَهُۥ
alladhī jamaʿa mālan waʿaddadahu
Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline!
يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخْلَدَهُۥ
yaḥsabu anna mālahu akhladahu
Malının kendisini ölümsüz kılacağını sanır.
كَلَّا ۖ لَيُنۢبَذَنَّ فِى ٱلْحُطَمَةِ
kallā layunbadhanna fī l-ḥuṭamati
Hayır; o, and olsun ki, Hutame'ye atılacaktır.
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحُطَمَةُ
wamā adrāka mā l-ḥuṭamatu
Hutame'nin ne olduğunu sen bilir misin?
نَارُ ٱللَّهِ ٱلْمُوقَدَةُ
nāru l-lahi l-mūqadatu
O, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
ٱلَّتِى تَطَّلِعُ عَلَى ٱلْأَفْـِٔدَةِ
allatī taṭṭaliʿu ʿalā l-afidati
O, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
إِنَّهَا عَلَيْهِم مُّؤْصَدَةٌۭ
innahā ʿalayhim mu'ṣadatun
Onlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır.
فِى عَمَدٍۢ مُّمَدَّدَةٍۭ
fī ʿamadin mumaddadatin
Onlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlardır.